Tarih: 30.08.2018 19:45
3. DÜNYA SAVAŞINDA TÜRKİYE
Uzun zamandır Yahudi misyoner birlikteliğinin yani haçlı ittifakının Türkiye üzerine oynadığı oyunları görmekteyiz. Bilinmelidir ki; yüzyıllarca batı denilen tek dişi kalmış canavar, Müslümanlar üzerinde savaşını Türkiye Cumhuriyeti önderliğinde vermekte. Öncülüğünü şu anda ABD, İngiltere ve batı Avrupa ülkelerinin yaptığı savaşta Türkiye birkaç zayıf İslam ülkesi ile karşı müdafi konumda yer almaktadır. Savaş içeride ve dışarıda tüm gücüyle devam ederken 3. Dünya savaşı tabiri de pek doğru değildir. Çünkü 1. 2. 3. Dünya savaşları İslamiyet'in gelmesi ile 1439 yıldır devam etmektedir. Devam eden savaşın ismi İslamiyet ile diğer dinlerin savaşıdır. İnsanların anlaması için 3. Dünya savaşı denmiştir.
Tarihin her döneminde zaman içinde parlamalar olmuş zaman içinde sükûn dönemleri vardır. Bir şeylerin görünmediği dönemlerde insanlar hazırlık içerisinde olmuşlar, savaşta nereden nasıl vururuz şeklinde yaklaşımlar sağlamışlardır. İnsan yaşadığı süreçte iktidar olmak, baş olmak ister. Nefis enerjisinin temel amacı baş olmaktır. Savaşların ve yarışmaların temel amacı, lider hazırlık sürecidir. Yurtta sulh cihanda sulh tabiri kesinlikle düşman aldatmacasıdır. İnsanlara sahte düşman ve sahte dost yaparak algı mühendisliği çalıştırabilirsiniz. Algı mühendisliğinde kişinin neden kaçması neye yapışması gerekliliği doğru ve yanlış nedir imajı ile beraber geliştirilir. Şunu anlamak gerekir ki; topluma anlatmak istediğiniz şey, hangi iş doğru hangi iş yanlış şeklindedir. Verilmek istenen mesaj başına iyi kötü kelimesi koyularak verilir. Çocuk gelişim psikolojisinde doğru ve yanlış düzgün verilmezse anne baba, çocuk tarafından cezalandırılır. Bunun ilk örnekleri tuvalet eğitimi alamayan çocuklardır. Toplumla kavga halinde olan bireyler, geliştikleri yapı kendilerine gösterilen doğru ve yanlış klişelerine uygundur. Kamu diplomasisi yeni oluşan grupları verilen idealler doğrultusunda geliştirme esasına dayalıdır. Yani yanlış grupları ne kadar çoğaltırsanız alternatifi doğru o denli azalır. Çoktan seçmeli testlerde bilmeden görmeden cahilce yaklaşımlar yanlış adedi çokluğuna göre oransal olarak azalır. Hatta imkânsız hale gelir. Türkiye cumhuriyeti devleti kıyamete kadar var olma mücadelesini düzgün bir kamu diplomasisi ile aşabilir. Aksi halde Allah korusun çökmeye maruz kalır. Bize en önemli darbe Rönesans hareketleriyle, teknoloji ve medeniyetin İslamiyet'ten uzaklaştırmakla yapılmıştır. Şimdiki zamanlarda Sayın Başkanın hala haçlı Siyonist üyelerine dostumuz müttefikimiz demesi canımızı yakmaktadır. Onlar önceden de bizim düşmanımızdı şimdilerde de bizim düşmanımızdır. Savaş 1400 kusur yıldır devam etmekte olan haçlı İslamiyet savaşıdır. İçerideki ve dışarıdaki düşmanlar verilecek doğru veya yanlış kalıpları kullanılarak ya ödüllendirilmeli veya cezalandırılmalıdır. Aksi halde şer güçleri olanlar bir gün cennet vatanımızı ele geçirecek darbede bulunacaklardır. Darbeler tarihler boyunca ya askeri siyasal veya ekonomik darbe şeklinde devam edegelir. Savaşın temel kuralı budur. Hepinize bir soru sormak istiyorum yurtta sulh cihanda sulh deyip ardından tüm gücüyle savaşa devam eden toplumlar başta ticaretten korkup kazanç elde edemeyen gibidir. Yenilerde bir haber kulaklarımıza geldi ABD Ortadoğu'da PYD, YPG, DEAŞ gibi unsurlara 200 TIR silah yardımında bulunmuş ve hala dostumuz olduğunu iddia edebiliyor. Kesinlikle Ortadoğu'da bizim aleyhimize harekette bulunan düşman saflarında olan gruptur. Şiddetle savaşılıp cezalandırılması gerekir. ABD ülkemiz üzerine FETO YPG PYD PKK DEAŞ vb gibi terör örgütleri ile gelirken benim hala bunlar dostumuz NATO müttefikimiz gibi söylemler ile davranışta bulunulması gafletten başka şey değildir. İşte eskilerde devlet güvenliğini ilgilendiren kırmızı kaplı kitapta olması gerekenler öncelikle devletimiz aleyhine işlenen, içeriden olsun dışarıdan olsun düşmana karşı en ağır şekilde uygulanmalıdır. Bugün dağda PKK ve diğer unsurlar ile savaşan veya içeride Dolar savaşı ile dost görünüp vuranlar legal olarak infaz edilmelidir. Eğer olmuyorsa illegal infaz yapılabilir. Kötülük ve iyilik insanlar ve gruplar üzerinden yapıldığı için devleti yönetenlerin saldırı konularında çok hassas olmaları gerekir. Cezalandırma veya ödüllendirme aktif olmalıdır. Sürenin geçmesi adalet mekanizmasının çalışmaması kamuda liyakatsiz kimselerin olması Türkiye Cumhuriyetinin bu savaşta yetersiz kalmasına yol açacaktır. Savaşı kazanmak için mutlaka saldırmak hem de bu konuda toplumu bilinçlendirmek lazımdır. Saygılarımla.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —